Boş bir bardaktan su içiyormuş gibi yapmak, oyuncak bebeği uyutmak ya da bir tahta parçasını araba gibi sürmek... Yetişkinlere sıradan görünen bu anlar, çocuğun zihninde önemli bir şeyin olgunlaştığını gösterir. “-mış gibi” oyun (sembolik ya da hayali oyun), bir nesnenin ya da durumun başka bir şeyi temsil edebileceğini anlamaktır. Bu yazıda hayali oyunun neden değerli olduğunu ve hangi yaşlarda nasıl ortaya çıktığını ele alıyoruz.
Hayali oyun neden önemli?
Bir muzu telefon gibi kulağına götüren çocuk, aslında sözcüklerin de yaptığı şeyi yapar: bir şeyi başka bir şeyle temsil eder. Bu yüzden sembolik oyun ile dil gelişimi arasında güçlü bir bağ vardır. Hayali oyun aynı zamanda taklidi, başkasının bakış açısını düşünmeyi ve sırayla oynamayı da içerir. Yani hem bilişsel hem sosyal gelişimin buluştuğu bir alandır.
Oyun, çocuğun dünyayı anlamlandırma biçimidir. Günlük yaşamda gördüklerini (yemek hazırlamak, telefonla konuşmak, birini uyutmak) oyuna taşıması, çevresini dikkatle izlediğini ve öğrendiklerini yeniden kurduğunu gösterir.
Hayali oyunda önemli olan oyuncağın kendisi değil, çocuğun ona yüklediği anlamdır.
Yaşa göre ne beklenir?
- 9–12 ay: Nesneleri ağza götürme, sallama, vurma gibi keşfe dayalı oyunlar; yetişkinin yaptığı basit hareketleri taklit etmeye başlama.
- 12–18 ay: Nesneleri amacına uygun kullanma (tarağı saça, kaşığı ağza götürme), günlük işleri taklit etme.
- 18–24 ay: Basit hayali oyunların ortaya çıkışı: oyuncak bebeği besleme, boş bardaktan içiyormuş gibi yapma.
- 24–36 ay: Oyunun uzaması ve sıralı hâle gelmesi (bebeği yıkayıp yatırma), bir nesneyi başka bir şeymiş gibi kullanma, oyuna başkalarını katma.
Bu aralıklar katı kurallar değil, genel bir çerçevedir. Bazı çocuklar hayali oyuna daha geç ilgi duyar; ortam, oyuncaklar ve çocuğun mizacı da oyunu etkiler.
Ne zaman bir uzmanla konuşmalı?
Aşağıdaki gözlemler tek başına bir tanı anlamına gelmez; ancak bir uzmanla paylaşmanın yararlı olabileceği işaretlerdir:
- 24–30. aylara gelindiğinde hiç “-mış gibi” oyun görülmemesi
- Oyuncakların çoğunlukla dizilmesi, döndürülmesi ya da parçalarının tekrar tekrar incelenmesi
- Oyunun uzun süre aynı ve değişmeyen bir biçimde sürmesi, yetişkinin oyuna katılmasına ilgi gösterilmemesi
- Daha önce var olan oyun becerilerinin kaybolması
Evde neler yapabilirsiniz?
- Çocuğunuzun ilgisini takip edin; onun seçtiği oyuncakla, onun yanında oynayın.
- Basit bir hayali hareketi gösterin (oyuncak ayıya “su verme”) ve çocuğunuza da sıra tanıyın.
- Oyunu sözcüklerle anlatın: “Bebek acıkmış, çorba içiyor.”
- Mutfak eşyaları, kutular, battaniyeler gibi gündelik nesnelere oyunda yer açın.
Kısa özet
“-mış gibi” oyun, dilin ve sosyal düşüncenin sessiz habercisidir. Onu bir sınav gibi değil, çocuğunuzla paylaşılan keyifli bir an olarak izleyin. Bir kaygınız olduğunda gözlemlerinizi not alıp bir uzmanla konuşmak her zaman iyi bir adımdır.


