“Akranları konuşuyor, bizimki hâlâ konuşmuyor” kaygısı, ailelerin en sık dile getirdiği konulardan biridir. Ancak konuşma ile iletişim aynı şey değildir. Bazı çocuklar sözcükleri geç kullanmaya başlar ama bakışlarıyla, jestleriyle ve sesleriyle güçlü bir iletişim kurar. Bu yazıda ikisi arasındaki farka ve ne zaman dikkat etmek gerektiğine bakıyoruz.
Konuşma ile iletişim arasındaki fark
Konuşma, sözcükleri seslendirme becerisidir. İletişim ise çok daha geniştir: göz teması, gülümseme, işaret etme, nesne gösterme, sıra alma ve karşısındakinin ne anlatmak istediğini anlama. Konuşması geç başlayan ama iletişimi güçlü olan bir çocuk ile iletişim kurmakta zorlanan bir çocuk farklı destek gereksinimlerine sahip olabilir.
“Kaç kelime söylüyor?” sorusu kadar “Benimle nasıl iletişim kuruyor?” sorusu da önemlidir.
Yaşa göre ne beklenir?
- 6–12 ay: Agulama ve “ba-ba”, “da-da” gibi hece tekrarları (babıldama); seslerle ve jestlerle iletişim.
- 12–18 ay: İlk anlamlı sözcükler; basit yönergeleri anlama (“Topu getir”).
- 18–24 ay: Sözcük dağarcığında belirgin artış; 24. ay civarında iki sözcüklü ifadeler (“Su ver”, “Anne gel”).
- 24–36 ay: Kısa cümleler, sorular sorma, yakın çevrenin çocuğu çoğunlukla anlayabilmesi.
İki dil konuşulan evlerde büyüyen çocuklar sözcükleri iki dile dağıtabilir; iki dillilik tek başına konuşma gecikmesine yol açmaz.
Ne zaman bir uzmanla konuşmalı?
Aşağıdaki durumlar tek başına bir tanı anlamına gelmez; ancak bir uzmanla konuşmanın yararlı olabileceği işaretlerdir:
- 12. aya gelindiğinde babıldama ya da işaret etme, el sallama gibi jestlerin olmaması
- 16. aya gelindiğinde hiç anlamlı sözcük kullanmaması
- 24. aya gelindiğinde kendiliğinden iki sözcüklü ifadeler kurmaması
- Herhangi bir yaşta, daha önce kullandığı sözcüklerin ya da sosyal becerilerin kaybolması
Konuşma gecikmesinde de ilk kontrollerden biri işitme değerlendirmesidir.
Evde neler yapabilirsiniz?
- Gün içinde yaptıklarınızı kısa ve basit cümlelerle anlatın.
- Çocuğunuzun söylediği sözcüğü bir adım genişletin: “Top” dediğinde “Kırmızı top” deyin.
- Soru sorduktan sonra bekleyin; yanıt vermesi için ona zaman tanıyın.
- Ekran süresini sınırlayın; birlikte kitap okumaya, şarkı söylemeye ve oyuna zaman ayırın.
Kısa özet
İlk kelimelerin zamanı çocuktan çocuğa değişir; ancak iletişimin tüm biçimlerini izlemek önemlidir. Jestler, bakışlar ve paylaşılan dikkat konuşmanın temelini oluşturur. Bir kaygınız varsa, beklemek yerine bir uzmanla konuşmak her zaman güçlü bir adımdır.


